Çocuğunuz İngilizce öğrenirken aşağıdakileri
LÜTFEN YAPINIZ

Büyük olasılıkla çocuğunuzun öğrenme alışkanlıkları ve stilleri sizinkilerden farklı olacaktır, çünkü farklı nesillerin bireylerisiniz. Çocuğunuza kendi öğrenme yöntemlerini keşfetmesi için olanaklar tanımaya çalışınız. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendisi deneyerek bulacaktır. Eleştirel olmak yerine sabırla yol gösterici olunuz.

Çocuğunuz ödev yaparken yakınında olunuz. Zorlandığı noktalarda ona bilgiyi hemen aktarmayınız. Bunun yerine vermek istediğiniz bilgileri, ona soru sorular sorarak çocuğunuzun kanıya varmasını sağlayınız. Hatta her türlü bilgiyi ona soru sorarak da verebilirsiniz. Bir deneyiniz; hiç zor olmadığını göreceksiniz.

Hikâye ve benzeri türleri okumasını teşvik ediniz ve okumanın mucizesine güveniniz. Bunun en güzel yöntemi, evde elinizde kitap olmasıdır. Siz okurken heyecanlandıkça o da heyecanlanacak, siz kitapçıdan yeni bir kitabı mutlulukla aldığınızda o da aynı davranışı modelleyecektir.

Ödevlerini yapıp yapmadığını, İngilizce okuma kitaplarını düzenli olarak okuyup okumadığını takip ediniz ve bu süreç içinde öğretmenlerinizle sürekli bir biçimde iletişim halinde olunuz.

İngilizce şarkı, oyun, dinleme etkinlikleri ve ilgisi paralelindeki her türlü kaynağa erişimini sağlayınız.

İngilizce öğretmenini sevip sevmediğini anlamaya çalışınız. Her yaşta öğrenci için öğretmenini sevmek ve benimsemek büyük olasılıkla başarı demektir.

İnternetteki kaliteli İngilizce öğretim kaynaklarını keşfetmek için öğretmeninize danışınız.


Çocuğunuz İngilizce öğrenirken aşağıdakileri
LÜTFEN YAPMAYINIZ

Eğer İngilizce öğretmeni değilseniz, çocuğunuza İngilizce öğretmeye kalkmayınız. İngilizceniz iyi olabilir, fakat yabancı dil öğretim yöntemlerini ve tekniklerini bilmediğinizi hatırlayınız. Yanlış öğrenme, sonradan telafisi çok zor olacak öğrenme bozukluklarına (fosilleşme) sebep olabilir.

İnsanların önünde “How are you?” diye sorarak çocuğunuzun İngilizce becerilerini teşhir etmesini beklemeyiniz. Çocuğunuz da en az sizin kadar karmaşık ve çok boyutlu bir kişiliğe sahiptir ve bu tür davranışlar, çocuğunuzda kaçınma ve kaygı duygularını tetikleyebilir.

Yabancı dil öğrenmek çiçekten ziyade, zeytin ağacı yetiştirmeye benzer. Zeytin ağacı yetiştiren bilge öğretmenin tutumu, Carl Rogers’ın dediği gibi olumlu olanı öne çıkarmak ve olumsuz olanı görmezden gelmek felsefesine dayalıdır. Sabırlı olunuz ve çocuğunuzun başarılarının, emeklerinin ve motivasyonunun altını çizerek ona destek olunuz.

Çocuğunuz sizin öğrendiğiniz gibi öğrenmiyor olabilir. Sizin için ideal olan öğrenme stratejileri sadece sizin için idealdir. Çocuğunuzun kendi öğrenme stillerini, stratejilerini keşfetmesi için ona sabırla destek olun. Bunu yapabilmenin en iyi yöntemi, çocuğunuza keşfetmek için alan yaratmaktır. Bırakınız ödevlerini o yapsın; internetten gereken görselleri, kötü de olsa, bırakınız o bulsun. Zaman içinde yeterliklerini pekiştirecek ve kendi bireysel öğrenme stratejilerini olgunlaştıracaktır.

Özellikle ergenlik dönemine kadar çocuğunuzun İngilizcede çok ileri seviyelere çıkamayacağını anlayınız ve onu zorlamayınız. Ortaokul döneminde ise büyük bir dikkatle çocuğunuzu takip ediniz ve öğretmenlerinizle her an iletişim halinde olarak İngilizce öğrenim sürecine dönütlerinizle katkı sağlayınız.

Yaz tatillerinde dinlensin, sözü İngilizce öğreniminin doğasına aykırıdır. Yaz tatili gibi çok uzun molalarda, öğretmenlerinizin önerdiği kaynakları muhakkak edinerek çocuklarınızın İngilizceye yaz tatilinde de maruz kalmasını sağlayınız.

“Dil bilgisi ve kelime çalış. Ne o, dinleme öyle!” İngilizce öğrenmek, çoğunlukla okuma, dinleme, konuşma ve yazma becerileri ve bu becerilerin alt bilişsel operasyonlarının temrin edilmesine bağlıdır. Dil bilgisi ve kelime dağarcığını geliştirmek, İngilizce iletişim kurmamızı sağlamaz. Verilen ödevlere, çocuğunuzun eve getirdiği proje ve çalışmalara güveniniz; ana dilini edindiği gibi, sabırla ve sevgiyle bu ağacı birlikte büyüteceğiz.